Montella’dan istifa tezahüratlarına yanıt: “Eleştirilere çok fazla kulak asmak istemiyorum”
A Milli Futbol Takımı için Belçika deplasmanı yalnızca 3 puanın kaybedildiği bir gece olmadı. Karşılaşmanın son düdüğüyle birlikte tribünlerden yükselen istifa tezahüratları, son dönemde biriken tartışmaları yeniden gündemin merkezine taşıdı.
UEFA Uluslar Ligi A Ligi 1. Grup'taki üçüncü maçında Belçika'ya 3-0 mağlup olan Türkiye, böylece turnuvadaki üçüncü karşılaşmasından da puansız ayrıldı. Belçika'nın gollerini Kevin De Bruyne iki kez, Romelu Lukaku ise bir kez kaydetti. Bu sonuçla Türkiye grupta 0 puanda ve son sırada kalırken, Belçika puanını 6'ya yükseltti. Fransa ile İtalya'nin 1-1 berabere kalmasıyla Fransa 7 puanla liderliğini sürdürdü.
Ancak gecenin Türkiye açısından en çok konuşulan bölümü skor tabelasından sonra yaşandı.
Teknik direktör Vincenzo Montella, karşılaşmanın ardından kendisine yönelik istifa çağrılarına doğrudan yanıt verdi. İtalyan teknik adam, şu aşamada eleştirilerin kendisini çalışmasından uzaklaştırmasına izin vermek istemediğini belirterek, “Şu anki eleştirilere çok fazla kulak asmak istemiyorum” ifadelerini kullandı.
Belçika karşısında mücadele vardı, skor yine ağır oldu
Türkiye'nin Liege'de oynadığı karşılaşma, skorun ortaya koyduğu kadar tek taraflı bir görüntüyle başlamadı. Millî takım zaman zaman rakip ceza alanına yaklaşırken özellikle Arda Güler üzerinden etkili olmaya çalıştı.
Fakat A Ligi seviyesinde küçük hataların bile büyük sonuçlar doğurabileceği bir kez daha ortaya çıktı.
Belçika, 10. dakikada Kevin De Bruyne'nin ceza yayı civarından gönderdiği şutla öne geçti. Türkiye beraberlik için fırsatlar arasa da final paslarında ve son vuruşlarda istediği etkinliği gösteremedi.
İkinci yarıda De Bruyne bir kez daha sahneye çıktı. 59. dakikada ceza sahası dışından yaptığı etkili vuruşla farkı ikiye çıkaran yıldız futbolcu, Belçika'nın oyundaki üstünlüğünü skora da yansıttı. 76. dakikada Romelu Lukaku'nun golü ise karşılaşmanın sonucunu belirledi.
Türkiye'nin son bölümde Arda Güler ile yakaladığı fırsat da skoru değiştirmeye yetmedi. UEFA'nın maç değerlendirmesinde de Belçika'nın hücumdaki bitiriciliğine dikkat çekilirken, Türkiye'nin Arda Güler üzerinden tehdit oluşturmasına rağmen Belçika kalecisini yeterince zorlayamadığı belirtildi.
TFF'nin resmi maç kaydına göre karşılaşma 3-0 Belçika üstünlüğüyle tamamlandı ve Türkiye, A Ligi'ndeki üçüncü maçından da mağlubiyetle ayrıldı.
Montella futbolcularını savundu
Montella'nın açıklamalarında en dikkat çekici başlıklardan biri ise milli futbolculara yönelik eleştiriler oldu.
İtalyan teknik adam, kendisine yönelen eleştirileri kabul edebileceğini ancak futbolcuların hedef alınmasından rahatsızlık duyduğunu daha önce Belçika maçı öncesindeki basın toplantısında da açıkça dile getirmişti.
Montella, oyuncuların son yıllarda elde edilen başarıların önemli bölümünde rol aldığını hatırlatarak, eleştirilerin dozunun futbolcular açısından zaman zaman ağırlaştığını söyledi. “Eleştiri yapılacaksa bana yapılabilir” mesajı veren teknik adam, oyuncularını savunmayı tercih etti.
Bu sözlerin Belçika yenilgisi sonrasında daha da fazla önem kazanmasının nedeni ise tribünlerdeki tepkinin doğrudan Montella'nın görevine yönelik olmasıydı.
Milli takımın son üç resmi karşılaşmada Fransa, İtalya ve Belçika'ya mağlup olması, teknik direktör üzerindeki tartışmaları doğal olarak artırdı. Türkiye'nin Uluslar Ligi A Ligi'ndeki ilk üç maçında puan alamaması ve bu karşılaşmalarda yalnızca 1 gol atıp 8 gol yemesi, eleştirilerin arka planındaki en somut tablo olarak öne çıkıyor.
“Beklentileri çok yükselttik”
Montella'nın Belçika karşılaşmasının ardından verdiği mesajlardan biri de geçmiş dönemde elde edilen başarıların bugünkü beklentileri yükselttiği yönündeydi.
İtalyan teknik adam, son yıllarda milli takımın önemli bir gelişim sürecinden geçtiğini ve bu nedenle taraftarların artık daha yüksek beklenti içerisinde olduğunu söyledi.
Montella'ya göre Dünya Kupası'na uzun bir aranın ardından gidilmesi, Avrupa Şampiyonası'ndaki performans ve Uluslar Ligi'nde A Ligi seviyesine çıkılması, milli takımın çevresindeki beklentiyi de değiştirdi.
Bu nedenle Belçika karşısında alınan 3-0'lık mağlubiyet yalnızca bir maç sonucu olarak görülmüyor. Takımın ulaştığı seviyenin ardından gelen sonuçların daha sert biçimde sorgulanması da bu sürecin bir parçası haline geliyor.
Montella ise ikinci kez kendisine yöneltilen istifa sorusuna, motivasyonunun azalmadığını ve çalışmalarına devam edeceğini belirterek yanıt verdi. “Çok motiveyim, her zamankinden daha çok çalışmaya hazırım” sözleriyle görevine odaklandığını vurguladı.
A Ligi'nde olmanın bedeli: Hata yapınca affetmiyorlar
Montella'nın üzerinde özellikle durduğu konulardan biri de A Ligi'nin seviyesi oldu.
Türkiye, tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele ediyor. Ancak bu seviyede rakiplerin bireysel hataları çok daha hızlı cezalandırdığı gerçeği, ilk üç maçta net biçimde görüldü.
Montella da Belçika karşılaşmasının ardından istatistiklerin dengeli olduğunu, ancak kritik hataların sonucu belirlediğini söyledi.
Teknik direktöre göre milli takım maç boyunca mücadeleden kopmadı ve rakip kaleye gitmeye çalıştı. Ancak futbolun bu seviyesinde üretmek kadar üretilen pozisyonları sonlandırmak da belirleyici.
Montella'nın “A Ligi'nde olmak bir ayrıcalıktır, ceza değildir” şeklindeki yaklaşımı da aslında takımın bu turnuvayı bir deneyim ve gelişim süreci olarak gördüğünü ortaya koyuyor.
Buradaki temel soru ise şu:
Türkiye bu seviyede deneyim kazanırken sonuçlardan ne kadar fedakârlık yapabilir?
İşte tartışmanın düğümlendiği nokta tam olarak burası.
Çünkü milli takım açısından deneyim kazanmak önemli olsa da üç maç sonunda puansız kalmak, doğal olarak teknik heyetin tercihlerini ve takımın oyun planını tartışmaya açıyor.
Eksikler de Montella'nın elini zorladı
Belçika maçı öncesinde Montella, bazı önemli oyuncuların yokluğunun takım üzerinde etkili olduğunu ifade etmişti.
Hakan Çalhanoğlu, Kenan Yıldız ve Orkun Kökçü'nün yanı sıra Mert Müldür'ün eksikliğine dikkat çeken Montella, bu oyuncuların yokluğunun hissedildiğini söyledi.
Ancak Belçika karşılaşması sonrasında ortaya çıkan tablo, eksiklerin ötesinde daha geniş bir tartışmayı beraberinde getirdi.
Özellikle A Ligi gibi yüksek seviyeli rakiplerin bulunduğu bir grupta Türkiye'nin hem savunmada hem de hücumun son bölümünde daha istikrarlı bir görüntü ortaya koyması gerekiyor.
Nitekim karşılaşmanın ardından yapılan değerlendirmelerde de Türkiye'nin bazı bölümlerde oyuna ortak olduğu ancak sonuca etki edecek kaliteyi ortaya koyamadığı görüldü.
Arda Güler ve Barış Alper de İtalya maçında yok
Belçika yenilgisinin Türkiye açısından bir başka olumsuz sonucu da kart cezaları oldu.
Karşılaşmada sarı kart gören Arda Güler ve Barış Alper Yılmaz, bir sonraki karşılaşma öncesinde cezalı duruma düştü. Bu iki futbolcu, 5 Ekim'de İtalya ile deplasmanda oynanacak mücadelede forma giyemeyecek.
Bu durum Montella'nın önündeki tabloyu daha da karmaşık hale getiriyor.
Türkiye zaten önemli oyuncularından bazılarını kullanamayacak durumdayken, Belçika maçının ardından Arda Güler ve Barış Alper'in de İtalya karşılaşmasında forma giyemeyecek olması teknik heyetin kadro tercihlerini doğrudan etkileyecek.
Üstelik rakip İtalya.
Fransa ile 1-1 berabere kalan İtalya, gruptaki puanını 4'e çıkardı. Türkiye ise üç maç sonunda henüz puan alamadı.
Şimdi gözler İtalya maçında
Belçika karşısındaki 3-0'lık mağlubiyetin ardından Türkiye'nin fazla bekleme şansı bulunmuyor.
A Milli Takım, 5 Ekim'de Bologna'daki Renato Dall'Ara Stadı'nda İtalya'nın konuğu olacak.
Bu karşılaşma, Montella'nın açıklamalarının sahadaki karşılığını gösterebilmesi açısından da önemli bir sınav olacak.
Çünkü Belçika maçı sonrasında teknik direktörün verdiği mesaj netti: Eleştirilerden ziyade çalışmaya, gelişmeye ve takımın geleceğine odaklanmak.
Fakat milli takım futbolunda saha sonuçları her zaman en güçlü cevap olma özelliğini taşıyor.
Montella'nın “eleştirilere çok fazla kulak asmak istemiyorum” sözleri, tartışmaların bittiği anlamına gelmiyor. Tam tersine, bundan sonraki maçların önemini daha da artırıyor.
Türkiye'nin önünde artık teorik tartışmalardan çok daha somut bir sınav var.
İtalya karşılaşması...
Montella'nın geleceği kadar milli takımın yönü de tartışılıyor
Belçika mağlubiyeti sonrasında tribünlerden yükselen istifa tezahüratları, Montella üzerindeki baskının arttığını gösteren gelişmelerden biri oldu.
Ancak teknik direktörün açıklamalarından görevinden ayrılma yönünde bir mesaj çıkmadı. Montella, çalışmalarına devam edeceğini, motivasyonunun yüksek olduğunu ve konsantrasyonunun oynanacak maçlarda bulunduğunu söyledi.
Dolayısıyla önümüzdeki süreçte tartışmanın merkezinde yalnızca “Montella kalacak mı, gidecek mi?” sorusu olmayacak.
Daha büyük soru, A Milli Takım'ın A Ligi seviyesinde nasıl bir oyun ortaya koyacağı olacak.
Çünkü Türkiye artık bu seviyede.
Fransa, İtalya ve Belçika gibi takımlarla aynı grupta mücadele ediyor. Bunun karşılığında ise her hatanın daha pahalıya mal olduğu bir futbol ortamıyla karşı karşıya.
Montella'nın savunması da tam olarak bu noktaya dayanıyor.
Ona göre takımın bugünkü seviyeye gelmesinde rol oynayan oyuncuların birkaç kötü sonucun ardından tamamen hedef haline getirilmemesi gerekiyor. Teknik direktör, eleştirinin kendi üzerinde toplanmasını tercih ediyor.
Fakat futbolun değişmeyen bir gerçeği var:
Sonuçlar iyi olduğunda tartışmalar azalıyor, sonuçlar kötü olduğunda ise bütün kararlar yeniden masaya geliyor.
Türkiye'nin Belçika karşısında aldığı 3-0'lık yenilgi de bu süreci hızlandırdı.
Şimdi gözler Bologna'ya çevrilmiş durumda.
Montella'nın sözleri kadar sahadaki reaksiyon da merak ediliyor.
Çünkü A Milli Takım için İtalya karşılaşması yalnızca Uluslar Ligi'ndeki dördüncü maç olmayacak. Belçika yenilgisi sonrası oluşan atmosferin nereye evrileceğini gösterecek yeni bir sınav olacak.
Montella ise şimdilik mesajını verdi:
Eleştirileri bir kenara bırakıp çalışmaya devam edecek.
Bundan sonrasını ise sahadaki 90 dakika belirleyecek.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için üye girişi yapın.
Henüz yorum yok.



